12 06 2010

20 Dolar Hikayesi

20 DOLAR HİHKAYESİ   20 dolar, 20 dolar hikayesi, güzel cevaplar Bir konuşmacı, seminerine 20 dolarlık bir banknotu göstererek başladı. 200 kişinin bulunduğu odada, 'Bu parayı kim ister?' diye sordu ve eller kalkmaya başladı. Konuşmacı 'Bu parayı sizlerden birine vereceğim fakat öncelikle bazı şeyler yapacağım.' dedi. Parayı önce buruşturdu ve dinleyicilere hala bu parayı isteyen var mı, diye sordu, eller yine havadaydı...  Bu sefer, konuşmacı 'Peki bunu yaparsam' dedi ve 20$'ı yere attı, onun üstüne bastı, ezdi, kirletti. Para şimdi pis ve buruşuktu, fakat eller yine havadaydı ve o parayı herkes istiyordu.  Konuşmacı şöyle devam etti: 'Arkadaşlarım, burada çok önemli bir şey öğrendiniz; burada paraya ne yaptıysam hiç önemli değil. Onu yine de istiyorsunuz, çünkü benim ona yaptığım şeyler onun değerini düşürmedi, o hala 20 dolar... Hayatımızda çoğu kez verdiğimiz kararlar veya hayat şartları nedeniyle hırpalanır, canımız acıtılır, yerden yere vuruluruz, kendimizi kötü hissederiz, fakat ne olduğu ya da ne olacağı önemli değil. Hiçbir zaman değerimizi kaybetmeyiz, temiz ya da pis, hırpalanmış ya da kırılmış, bunların hiçbiri önemli değildir.  Sizi sevenler sizin ne kadar değerli olduğunuzu her zaman bileceklerdir, hayatımızın değeri ne yaptığımız veya kimi tanıdığımızla değil, kim olduğumuzla alakalıdır. ..alıntı... ... Devamı

08 11 2009

Kız kulesi

KIZ KULESİ RESİMLERİKIZ KULESİ HİKAYESİAsya ile Avrupa'nın keşiştiği noktada yer alan Kızkulesi, bu konumu ile dünyada eşi benzeri olmayan sayılı mimari yapılar arasında yer almaktadır. Geçmişi 2500 yıl öncesine dayanan bu küçük kule, İstanbul'un tarihine eş bir tarihi paylaşmış ve bu kentin yaşadıklarına tanıklık etmiştir. Bu eşsiz yapı, Antik çağda başlayan ve eski Yunan'dan Bizans İmparatorluğu'na oradan Osmanlıya uzanan tüm tarihi dönemlerde var olarak günümüze kadar gelmiştir. İlk olarak Yunan döneminde bir mezara ev sahipliği yapan bu ada, Bizans Dönemi'nde inşa edilen ek bina ile gümrük istasyonu olarak kullanılmıştır. Osmanlı Dönemi'nde ise gösteri platformundan savunma kalesine, sürgün istasyonundan karantina adasına kadar birçok işlev yüklenmiştir. Ancak, yüzyıllardan beri asli görevi olan deniz feneri kimliği ile yol gösterici işlevinden hiç vazgeçmeyen Kızkulesi, insanlara, gemilere ve en çok da düşlere rehberlik etmektedir... Yüzyıllar boyu hep hikâyeleri ile anılan bu kule 2500 yıl sonra Hamoğlu Holding'in yaptığı restorasyondan sonra ilk kez kapılarını ziyarete açmıştır. Yalnızlığın, aşkın, ulaşılmazlığın ve daha birçok şeyin sembolü olan kule için onlarca şiir yazılmış, yüzlerce resim yapılmış ve binlerce fotoğraf çekilmiştir. 2500 yaşında olmasına karşın her daim genç kalacak olan Kızkulesi 'nin insanı büyüleyen gizem dolu atmosferi ile tanışmak ve gerçek hikâyelerini dinlemek için gelin, siz de bu özel mekanın o küçük pencerelerinden İstanbul’a farklı bir gözle bakın. [goinger]kız kulesi, kız kulesi resimleri, kız kulesi akşam görünüşü, muhteşem kız kulesi, üsküdar manzaralarıgün batımı resimleri, gün batımında kız kulesi, kız kulesi manzarası, istanbul boğazı, boğaz manzarası, eşsiz kız kulesi, üsküdar ve kız kulesikız kulesi kara kalem, eski resimler, tarihi kız kulesi, eski istanbul, kostantiniye, eski istanbul resimleri[goinger]Kızkulesi'nin ulaşılmazlığı nedeniyle, insanlar onun içinde yaşanılanlar hakkında çok fazla bilgiye sahip olamamışlar ... Devamı

03 11 2009

einstein in profösöre verdiği ders

EİNSTEİN'İN PROFESÖRE VERDİĞİ DERSALLAH'IN VARLIĞINA EİNSTEİN'İN KANITIeinstein, einsteinin profesöre dersi, einstein ve allahın varlığı, einstein profesörü alt ediyor, büyük dahi einsteinBir üniversite profösörü öğrencilerine şu soruyu sorar:-Var olan herşeyi tanrımı yarattı?Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar:-Evet efendimProfösör sorusunu yineler öğrenci yine evet efendim der.Profösör devam eder:-Eğer herşeyi yaratan tanrı ise ve şeytan var olduğuna göre şeytanı damı tanrı yaratmış olur.Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur.Profösör ise öğrencilerine bir kez daha Tanrının içindeki kaderinbir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü çok mutludur.Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve(albert einstein):-Bir soru sorabilirmiyim profösör? der.-sor-soğuk varmıdır efendim?der.-tabiki vardır.sen hiç soğuktan üşümedinmi?-einstein:aslında fizik yasalarına göre yoktur...-yine einstein:soğuk yoktur.aslında sıcak vardır efendim biz soğuğu ölçbilirmiyiz?hayır.soğuk:sadece sıcaklığın yokluğudur.-460 derecede mesela hiç ama hiç soğuk yoktur efendim.soguk sadece sıcaklığın yokluğunu anlatabilmek için kullandığımız bir kelimedir...-profösör:karanlık varmıdır?yine profösör:tabiki vardır...-einstein :korkarım gene yanılıyorsunuz efendim.Çünkü karanlıkta yoktur-einstein:biz ışığı çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız.Gerçekte biz Newton&l039;ın prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz...Ama karanlığı ölçemeyiz.Bir basit ışık ışını mekanı aydınltarak karanlığı kırmış olur.Yine karanlık ışığın yokluğunda kullandığımız bir kelimedir...-einstein: efendim şeytan varmıdır...profösör p... Devamı

03 11 2009

Eski zamanlarda yaşamak

ÇOCUKLUĞUMUZDA.............(ESKİ ZAMANLARDA YAŞAMAK)çocukluk, çocuk resimleri, eski zamanlar, eski zamanlarda çocukluk, annelerimiz, elele tutuşan çocuklar, eskiden böyleydi, eski zaman, 70li yıllar, nostaljiBizim çocukluğumda Annelerimiz çalışmazdı.Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.Hatta Babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktuki.....En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplayayürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna biledalardık.Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmekarası bir şeyler hazırlar gönderirdi.Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine suiçerdik.Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktankana kanaiçerdik.Kısacacı evine gidip gelen ( ...ki ; sadece çişi gelen giderdi evine )elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızınüstüne koyar oyun bitince geri alırdık.Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi.... Polisler gelmezdikavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedirbilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdançeker, hayvan adları sayar, tekme atar, y... Devamı