17 10 2009

Aşk geliyorum demez

AŞK GELİYORUM DEMEZ (2009)“Aşk Geliyorum Demez” filmi, Mahmutpaşa’da bir han esnafının hikayesini anlatır. Tolgahan Sayışman (Ali) handaki esnaflardan birinin oğludur. Ali, oldukça yakışıklı ve çapkın bir delikanlıdır. Bergüzar Korel (Gözde) ise esnafın çalıştığı hanı satın alan zengin müteahhidin, yardımsever, doğaya ve hayvanlara düşkün kızıdır. bergüzar korel, tolgahan sayışman (aşk geliyorum demez)Müteahhit, esnafın çalıştığı hanı satın alır ve orayı yıkıp alışveriş merkezi yapmaya karar verir. Han esnafının bir an önce hanı boşaltmasını isteyince esnaf birleşerek bir plan yapar ve Ali’den Gözde’yi etkileyerek hanı kurtarmasını ister. Bir yardım gecesinde tanışan Ali ve Gözde birbirlerinden çok etkilenirler. Esnafında yardımıyla yapılan planlarla komik ve romantik bir hikaye başlar.aşk geliyorum demez oyuncuları, aşk geliyorum demez resimleri, aşk geliyorum demez kasımda sinemalarda, bergüzar korel resimleri, tolgahan sayışman resimleri, aşk, komedi, romantik, binbir gece, Oyuncuları: Bergüzar Korel’in yanı sıra Tolgahan Sayışman, Zeki Alasya, Altan Erkekli, Altan Gördüm, Yılmaz Gruda, Hakan Bilgin, Kemal İnci, Yosi Mizrahi ve Sarp Apak rol alıyor.FRAGMANaşk geliyorum demez fragman, fragman izle, gulvecihat.blogcu.com, bergüzar korel slayt, binbir gece... Devamı

16 10 2009

 MODEME RESET ATMARapidden indirme yaparken hiç beklemeden, modemle uğraşmadan bir tıkla reset atmak için indirin.Rapidde uzun uzun beklemek yok. İndirmr programlarıyla uyumlu. (örneğin; jdownloader, rapid share downloader)İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN Devamı

15 10 2009

Nefes Filmi (16 Ekim'de)

  Bir yandan Kürt açılımı bir yandan da şehit haberleri ile bunalmışken 16 Ekim'de ayında vizyona girecek "Nefes" filmi epey ilgi göreceğe benziyor.Filmin başrol karakteri yüzbaşı, bir askerin nöbet sırasında öldürülmesi üzerine, geri kalan askerlerine, izleyiciyi ağlatan bir konuşma yapıyor.Filmin senaryosu aynı zamanda filmin yönetmeni olan Levent Semerci ile Mehmet İlker Altınay ve Hakan Evrensel'e ait. Senaryo Hakan Evrensel'in 'Güneydoğudan Öyküler' adlı kitabından uyarlanmış.Kitabında Güneydoğu'da yaşanan terörü anlatan Hakan Evrensel, askeri okul mezunuymuş. Uzun yıllar Güneydoğu'da subay olarak görev alan Evrensel, kendi isteğiyle ordudan ayrıldıktan sonra tanıklıklarını kitaplaştırmış.Levent Semerci'nin yönetmenliğini yaptığı film, Antalya'nın Kemer İlçesi yakınlarındaki Tahtalı Dağı'nda çekilmiş. Film için dağda, 2365 metre yükseklikte, küçük bir karakol kurulmuş.Film, gerçek bir hikayeden yola çıkılarak yazılmamış.Bugüne kadar görülen, duyulan ve yaşanan olaylar birbirine eklenerek, tamamen kurmaca olaylar ve karakterler yaratılmış.40 askeri canlandıracak yetenekli, zamanı bol ve ünlü olmayan isimler seçilmiş.Çekimler Tahtalı Dağı'nın yanı sıra Gömbe, İstanbul ve İzmit'te yapılmışHazırlık aşamasında bölgede görev yapmış emekli askerlerle ve askerliklerini orada yapmış gençlerle konuşulmuşHazırlıklarına iki yıl önceden başlanan filmin çekimi 140 gün sürmüş.Oyuncular bir ay, emekli bir eğitim subayı tarafından gerçeğe birebir uygun şartlarda eğitim almış.Aşağıda yayınlamış olduğum filmdeki bir sahneden alınmış videoda geçen diyalog:Yüzbaşı: Kamil Ateş sen öldün! Karın var mı?Asker: Var komutanım.Yüzbaşı: Lojmanda mı kalıyor?Asker: Evet komutanım.Yüzbaşı: Söyle hemen ... Devamı

14 10 2009

Ahmet Altan - Susacak mısınız?

Bazen tek bir olay, bütün bir ülkeyi anlatır. Şu Ceylan’ın korkunç hikâyesine bakın, Türkiye’yi göreceksiniz. Bu ülke, bir roketle bir kız çocuğunun paramparça edilebildiği bir ülke. Bir sosyal demokrat, bir siyasetçi, bir insan olan Deniz Baykal, “Kürt açılımının içi boş, doldursunlar konuşalım” diyordu. Ceylan’ı vuran roket o “açılımın” içini dolduramıyorsa hiçbir şey dolduramaz. Açılım denilen şey bu işte Deniz Bey. “Anne, bana makarna pişirsene” dedikten sonra evinden çıkan kızın bir roketle parçalanmaması. Bu kadar basit işte. O kızın ölmemesi açılım. Buna karşı mısınız? Bunun içini boş mu buluyorsunuz? Aslında bu soruları Baykal’la Bahçeli’ye Başbakan Erdoğan’ın sorması gerekiyordu. Onun cesareti yetmediği için sormak bize düşüyor. Başbakan, o roketin bir askerî birlikten atıldığının ortaya çıkmasından çekindiği için olacak ağzını bile açmıyor. Gazze’de ölen çocuklara Türkiye’den sahip çıkmak kolay. Türkiye’de ölen çocuklara Türkiye’den sahip çıkın siz. Nedir bu sessizliğiniz? Kürsü kürsü dolaşıp bağıran Erdoğanlara, Baykallara, Bahçelilere ne oldu? Zor değil mi bir çocuğu askerler vurunca konuşmak? “Dağa çıkarım” diye bağırıyordu Bahçeli, o kadar yüreği varsa dağa çıkmasına gerek yok, siyasetçiliğini yaptığı ülkede vurulan çocuğun hesabını sorabilsin yeter. Bağırmak ne kolay Devlet Bey, bağırmak ne kolay. Bak senin memleketinin bir köşesinde bir çocuğu vurdular. Sesini çıkarmak bir yana yüzünü bile gösteremiyorsun. Bir çocuğa bile sahip çıkamıyorsun, dağa çıkıp ... Devamı

14 10 2009

Gerçek Dostluk Hikayesi

Gerçek Dostluk Böyle Olur HikayesiÇok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir Gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir. Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır. Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşıyalım sen evin işlerini ve yem... Devamı

14 10 2009

Tuzlu kahve

Tuzlu Kahve HikayesiKıza bir partide rastlamıştı.. Harika birşeydi. O Gün peşinde o kadardelikanlı vardı ki... Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular.Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu.Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı...“Ben artık gideyim” demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı.“Bana biraz Tuz getirir misiniz” dedi. “Kahveme koymak için.”Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı. Kahveye tuz! Delikanlıkıpkırmızı oldu utançtan ama Tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı. Kız, merakla “Garip bir ağız tadınız var.” dedi.. Delikanlı anlattı: “Çocukkendeniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. Denizin Tuzlu Suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadıdilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum... Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki...” Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının... Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, Ailesini bu kadarözleyen bir adam, evi, Aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri... Ev duyusu olan biri... Kız da konuşmaya başladı. Onun da evi uzaklardaydı. Çocukluğu gibi... O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu... Tatlı ve sıcak. Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii...Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde old... Devamı

13 10 2009

Slaytlar

... Devamı

27 08 2009

Mp3 çalar

Devamı

21 08 2009

Haberler

alışveriş Devamı

16 08 2009

Seni Seviyorum Çünkü;

Seni seviyorum, çünkü sende ruh var. Yapacağın her işe ruhunla sarılıyorsun. Severken de böylesin. İş olsun diye değil, gerçekten ruhunu da doyuma ulaştırmak için seviyorsun.Seni seviyorum, çünkü yaşanmış bunca sahte hayatın içinde tek gerçek olan seni belledim. Yapmacık sevdalardan, bitmek tükenmek bilmeyen elde etme hırsından eser yok sende.Seni seviyorum, çünkü korkmadan açıyorum yüreğimin tüm kapılarını sana. Biliyorum ki hoyrat davranmayacaksın, biliyorum ki kanatmayacaksın yüreğimi.Seni seviyorum, çünkü nefesin ılık bir meltem gibi okşuyor bedenimi. Sert, kuzey rüzgarları gibi yıkıcı değilsin hiçbir zaman. Senin bu yumuşaklığın, benim sivri yönlerimi de törpülüyor.Seni seviyorum, çünkü içimdeki yaramaz çocuğu ortaya çıkarmayı biliyorsun. Benimle çocuklaşıyorsun sen de. Hayatı bu kadar ciddi alanlara inat oyunlar oynuyoruz birlikte, bıkmadan usanmadan. Seni seviyorum, çünkü sende yüreğinin sesini dinliyorsun benim gibi. Hesap yapmıyorsun, karşılık beklemiyorsun. Kendin için, kendini mutlu etmek için seviyorsun.Seni seviyorum, çünkü öylesine büyük bir coşku veriyorsun ki bana, her zorlukla hiç korkmadan, hiç yorulmadan mücadele edebilecek gibi hissediyorum kendimi. Her gün yeniden bitmeyen bir enerjiyle doluyorum.Seni seviyorum, çünkü ben karanlıkta yolunu kaybetmiş, nereye gideceğini bilmeyen biriyken, ışığınla aydınlattın yolumu. Bu hayatı sundun ellerinle, aşkı armağan ettin. Geçmişe dair tüm acı izleri sildin.Seni seviyorum, çünkü ihanet yok bizim aşkımızda, yalanlarla örülmüş sahte duygular yok. Birbirimizi kırmadan en çıplak halimizle yaşıyoruz bu aşkı. Zaten aşk dediğin de böyle yaşanmalı.Sen... Devamı