28 07 2010

İstanbul'da gezilecek yerler

İSTANBULUN TARİHİ MEKANLARI İSTANBULDA GEZİLECEK YERLER istanbul kız kulesi, üsküdar tarihi mekanlar, kız kulesi resimleri, üsküdarın gezilecek yerleri, istanbulun en güzel yerleri   yıldız parkı, beşiktaş yıldız parkı, beşiktaşın ünlü yerleri, istanbul yıldız parkı resimleri, en güzel istanbul resimleri istanbulda gezilecek yerler, istanbulun gezi yerleri, taksim meydanı, tarihi istanbul   istiklal caddesi resimleri, istanbulun gözde yerleri, nereye gidebilirim, taksime nasıl gidilir   yerebatan sarnıcı resimleri, yerebatan resimleri, istanbul yerebatan sarnıcı, istanbul müzeleri, istanbul müze resimleri, istanbul turistik mekanlar, otantik tarihi mekanlar, ayasofya yerebatan sarnıcı   galata kulesi resimleri, tarihi galata kulesi, istanbul galata kulesi, touristik tower, galata tower pictures, estanbul pictures, costantini, cinapolis, istanbul tourizm, turkey tour, istanbul tour,   malta köşkü, malta köşkü resimleri, yıldız parkı malta köşkü, istanulun en güzel tarihi yerleri,   istanbul kapalı çarşı resimleri, beyazid kapalı çarşı resimleri, istanbul grand bazaar, grand bazaar pictures   miniaturk parkı resimleri, minyatür istanbul resimleri, ayasofya cami resimleri, haliç kenarında güzel yerler, feshane parkı, haliç feshane, istanbul tatil önerileri, istanbulda önerilen tarihi mekanlar, istanbul eğlence mekanları   muhteşem şile ağva resimleri, istanbul kıyı sahilleri, istanbulda nerelerden denize girilir, anadolu yakası yüzülebilen yerler, istanbul plajları, istanbul halk plajı, istanbul kadın plajı poyrazköy resimleri, kadın plajı, polenezköy kadın plajı   istanbul galata köprüsü, galata köprüs&u... Devamı

14 07 2010

2011 gelin başı modelleri

2011 GELİNBAŞI MODELLERİ 2011 GELİN SAÇI MODELLERİ, SAÇ MODELLERİ   2011 gelinbaşı modelleri, 2011 gelin saçı modelleri, 2011 saç modelleri, gelin tacı, kızıl saç modelleri, kızıl kısa saçlı bayan modelleri   2011 gelin topuzu, topuz saç modelleri, dağınık gelin başı, duvak modelleri, gelinbaşı fiyatları, duvak fiyatları,   en güzel gelin saçları, 2011 duvak modelleri, gelinlik galerisi, 2011 en çok yapılan gelin başı, 2011 en iyi duvak modelleri   gelin başı tokası, çiçekli gelin başı modelleri, 2011 gelin makyajları modelleri, 2011 moda makyajı, örgü gelin saçı modelleri, açık gelin saçı modelleri,   2011 gelin başı çiçekli bandanalı modeller, 2011 topuz modelleri, 2011 topuz gelin başı modelleri, 2011 gelin başı modelleri, gelin başı kuaför fiyatları, herşey dahil gelin başı fiyatları   2011 papatya gelinbaşı modelleri, en güzel saç modelleri, saç renkleri, 2011 moda saç rengi   2011 türbanlı gelin başı modelleri, 2011 türban modelleri, 2011 kapalı gelin başı modelleri,   2011 boncuklu gelin başı modelleri, 2011 gelin başı türban modelleri, en güzel gelin başı modelleri, ... Devamı

10 07 2010

Doğal Güzellik Maskeleri

Doğal Güzellik Maskeleri Ev Yapımı Güzellik Maskeleri Bitkisel Güzellik Akne Ve Sivilcelere Doğal Çözümler       Bezelyeden patlıcana kadar birçok sebzenin, cilt bakımında birer cansimidi olduğunu biliyor musunuz? Sebzeler vücudumuza olduğu kadar cildimiz üzerinde de olumlu etkilere sahip. Hazırlanması çok kolay olan bu maskeleri uygulayarak pürüzsüz ve sağlıklı bir cilde kavuşabilirsiniz.     salatalık maskesi, doğal salatalık maskesi, salatalık maskesi nasıl yapılır, salatalık maskesinin faydaları, doğal maskeler, bitkisel maskeler 1.SALATALIK MASKESİ : İki tutam çuha çiçeği kurutularak,dövülüp toz haline getirilir. Kabukları soyulmuş yarım salatalık, bir fincan pirinç unu, çuha çiçeği tozu ile birlikte on dakika ateşte pişirilir. Elde edilen karışım bulamaç haline getirilir. Hazırlanan bulamaça yarım fincan elma suyu, bir çorba kaşığı saf zeytinyağı ilave edilerek krem haline getirilir. Etkisi : Yüz ve boyuna uygulanan bu maske cildin canlı ve sağlıklı gözükmesini sağlar. Yüzde yarım saat beklettikten sonra ılık su ile yıkanır ve gül suyu sürülür. bal maskesi, bal maskesi nasıl yapılır, doğal bal maskesi, balın cilde faydaları, yüz maskeleri, kırışıklıklar için maske, 2.BAL MASKESİ : Civan perçemi çiçeği, saf suda on dakika kaynatıldıktan sonra sıkılarak süzülür. Bir fincan su soğutulur. Elde edilen posa ezildikten sonra,yarım fincan limon suyu,bir çorba kaşığı zeytinyağı,bir tatlı kaşığı bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile karıştırılır. Hazırlanan karışıma soğuk civan perçemi suyu ilave edilir. Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu eklenir. Etkisi : Yüzdeki çöküntü ve kırışı... Devamı

17 06 2010

Öleceksin!!! (Muhteşem Bir Yazı)

  ÖLECEKSİN!!!         Kehf-49: Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. ‘Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş’ derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin, hiç kimseye zulmetmez.    "Öleceksin!" O hep başkalarına yakıştırdığımız, hep bizden ırak(!) ama en kaçınılmaz, en gerçek, en vurucu mesaj! Ölecek yaşlardayız hepimiz! Yarın yok belki, ya da 1 dakika sonrası..   O zaman:  Neden bu gaflet? Bu gurur, bu kibir? Bu, Rabbi hiçe saymalar? Nefse tapmalar, tanrıcılık oynamalar?   Neden bu zulüm? Asıp-kesmeler? Hep nefsi kayırmalar?   Neden bu zevk düşkünlüğü? Dünyalık biriktirmeler? Bu uğraş, bu koşuşturmalar?   Bak, dün ölenler toprak oldu!   Götüreceğin, altı-üstü bir kefen!   Öleceksin yahu!   Kapanacak perde, belki yarın.. Ve bir bir önüne atılacak yaptıkların! ... Devamı

12 06 2010

Kene kartı

KENE KARTI kene kartı, kene kartı nasıl kullanılır, kene kartı ne işe yarar, kene kartı nerelerde satılır, kene kartı fiyatları Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığı ile mücadelede kenenin vakit kaybedilmeden vücuttan uzaklaştırılmasının son derece önemli olduğu bildirildi. Bu işlemin kolaylaştırılması için geliştirilen ''kene kartı'nın da kullanımına Türkiye'de bu yıl başlanacağı bildirildi.  İl Sağlık İl Müdürü Dr. Erdinç Özoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Samsun'da ilk etapta yaklaşık 20 bin adet kene kartı dağıtılacağını söyledi.  KKKA Hastalığının Türkiye'de 2002 yılından sonra görülmeye başlandığını, Samsun'da ise ilk vakanın 2004 yılında ortaya çıktığını belirten Özoğlu, o tarihten sonra vaka sayısının her geçen yıl katlanarak arttığına işaret etti.  Sağlık alanında bölge merkezi konumunda olan Samsun'da Sinop, Amasya, Tokat, Çorum gibi çevre illerden gelen vakaların da takip edildiğini belirten Özoğlu, ''2004 de 1 vaka varken, 2005'te 5 vaka, 2006 ve 2007'de 6'şar vaka görüldü. 2008 yılında ilimizdeki üniversite hastanesinde bölgeden gelen vakalarla birlikte 119 hasta takip ettik bunlardan 8'ini kaybettik, geçen yıl 92 pozitif hasta vardı bunlardan 9'unu kaybettik. 2008'de Samsun'un kent olarak 43 tane pozitif vakası oldu, bu 43 vakadan 2'sini kaybettik. 2009 yılında Samsun'da 40 vakamız oldu, bunlardan 4 kişiyi kaybettik'' dedi  Bu yıl da Türkiye'deki ilk ölüm vakasının Samsun'un Ladik ilçesinde yaşandığını anımsatan Özoğlu, Samsun Sağlık İl Müdürlüğü olarak bunun bilinci ile KKKA Hastalığı ile ilgili çalışmalara yılın başında başladıklarını, eğitim çalışmalarına ağırlık verdik... Devamı

12 06 2010

20 Dolar Hikayesi

20 DOLAR HİHKAYESİ   20 dolar, 20 dolar hikayesi, güzel cevaplar Bir konuşmacı, seminerine 20 dolarlık bir banknotu göstererek başladı. 200 kişinin bulunduğu odada, 'Bu parayı kim ister?' diye sordu ve eller kalkmaya başladı. Konuşmacı 'Bu parayı sizlerden birine vereceğim fakat öncelikle bazı şeyler yapacağım.' dedi. Parayı önce buruşturdu ve dinleyicilere hala bu parayı isteyen var mı, diye sordu, eller yine havadaydı...  Bu sefer, konuşmacı 'Peki bunu yaparsam' dedi ve 20$'ı yere attı, onun üstüne bastı, ezdi, kirletti. Para şimdi pis ve buruşuktu, fakat eller yine havadaydı ve o parayı herkes istiyordu.  Konuşmacı şöyle devam etti: 'Arkadaşlarım, burada çok önemli bir şey öğrendiniz; burada paraya ne yaptıysam hiç önemli değil. Onu yine de istiyorsunuz, çünkü benim ona yaptığım şeyler onun değerini düşürmedi, o hala 20 dolar... Hayatımızda çoğu kez verdiğimiz kararlar veya hayat şartları nedeniyle hırpalanır, canımız acıtılır, yerden yere vuruluruz, kendimizi kötü hissederiz, fakat ne olduğu ya da ne olacağı önemli değil. Hiçbir zaman değerimizi kaybetmeyiz, temiz ya da pis, hırpalanmış ya da kırılmış, bunların hiçbiri önemli değildir.  Sizi sevenler sizin ne kadar değerli olduğunuzu her zaman bileceklerdir, hayatımızın değeri ne yaptığımız veya kimi tanıdığımızla değil, kim olduğumuzla alakalıdır. ..alıntı... ... Devamı

12 06 2010

Osmanlı Tokatı buradan gelmiş

  Osmanlı zamanında ordu çeşitli birliklerden oluşurmuş. O birliklerden biride Tokatçı grubu imiş. Tokatçı denilen askerler devşirmelerden oluşur ve gayet iri yapılı iri elli kişilermiş. Bunların özel çalısma salonları varmış. Salonlarda mermerden yapılı olan büyükçe kolonlar varmış. Tokatçılar bu mermer kolonları tokatlayarak ellerini daha da geliştirirlermiş. Savaş sırasında ordunun en arkasında bulunur savaşın sonlarına doğru hızla savaş alanına girer ve bitkin durumda olan düşman askerlerini tek tokat darbesiyle yerle bir ederlermiş. Tokat attıklari kişinin yüzünü içeri çökertir ve beyin kanaması geçirmesine sebep olarak öldürürlermiş.  işte böyle.. OSMANLI TOKATI buradan geliyormuş. ...alıntı... ... Devamı

08 06 2010

(OKU)YAN (ÖĞREN)İR!

  (OKU)YAN (ÖĞREN)İR! “oku” “Yaratan Rabbinin adı ile oku!” Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile başlayarak “oku” İnsanlığın hayat rehberi olan Kuran’ı “oku” Rabbinin emirlerini, yasaklarını, cenneti, cehennemi Meyveleri, sebzeleri, yaratılışı, dirilişi “oku” Oku ve öğren ! Rabbinin yüceliğini, cömertliğini! Nasıl da sıra sıra yaratmış evreni, dağı, taşı, ayı, güneşi! Öğüt almamız için açıklamış birer birer ayetlerini! Anlatmış teker tekersuyu yarattığını, sonra indirdiğini Topraktan tohum bitirdiğini, yeşillendirdiğini,meyvelendirdiğini! Bizlere sayısız nimetler verdiğini! (BAK)AN (GÖR)ÜR! Baksan göreceksin yüzündeki güzelliğin hikmetini...! Baksan göreceksin...! Vücudundaki dengeyi-düzeni ...! Baksan göreceksin denizdeki, gökteki, çiçekteki ahengi ...! Yüzüne bak eline bak yere bak göğe bak ...! Baksan göreceksin...! her yerde Rabbini...! Bakan görür...! Uçsuz bucaksız denizlerdeki huzuru! Gökte uçan martının gece çıkan yıldızın Merhametli annenin yeni doğmuş bebeğin mağrifetli ellerin koyunun, keçinin, devenin ineğin yazın, kışın, soğuğun, sıcağın gülün, dikenin, toprağın, ölünün, dirinin...! Haline bir bak ...! bakan görür...! (ANLA)YAN(UYGULA)R! Okuyup öğrenirsen gerçekleri...! Bulursun doğru yolubulursun huzuru...! Bakıp görürsen nimetleri...! Şükredenlerden olursu bolca Rabbini...!. Anlayıp uygularsan ayetleri...! Kurtulanlardan olursun Allah katında...! Ve şimdi sırasıyla yap bu unuttuklarını...! (OKU)YAN (ÖĞREN)İR! (BAK)AN (GÖR)ÜR! ... Devamı

08 06 2010

LEYLA ile MECNUN ve Romeo ile Jüliet Arasındaki Farklar…/ Okuna

  LEYLA ile MECNUN ve Romeo ile Jüliet Arasındaki Farklar…   Leyla ile Mecnun çöldedir. Ayakları toprağa basar. Mecnun Leyla’yı görmek için kafasını kaldırdığında Allah’ı görür. Romeo, Jüliet’in balkonunun altındadır. Yani, ona seranatlar yaparken kafasını kaldırdığında Allah’ı değil Jüliet’i görür. Romeo, her yerde Jüliet’i anlatır, aşkını pazarlar. Mecnun Leyla’sını sayıklayıp avamın ayağına düşürmemek için çöle çekilir ve ceylanlarla filan konuşur. Yani aşk bizi sarhoş ettiğinde tek başına çölde, odamızda, evimizde kor olmayı, yanmayı, başkalaşmayı öğretir. Aşk şiirlerine ve duygusallığa olan kızgınlığımın temelleri budur aslında. Delikanlıca birini sevemeyen ve yüreğini aşkına mezar edemeyen basit insanlarla yaşıyoruz. Aşk, eskiden olgunlaştırırdı şimdi çocuklaştırıyor, hırçınlaştırıyor. Şimdi kızlarımıza söylüyorum: Size şiir yazmayan, saçını taramadan yanınıza gelen ama namazlarını tam olarak kılan yiğitleri önemseyin. Romeo ile Jüliet aşıkların markasıdır, Leyla ile Mecnun ise aşkın… Çöle çekilmek, toza toprağa karışmak, göz önünde değil Allah’ın huzurunda acı çekmek, tövbe etmek, pişman olmak Doğu’nun hamurudur. Çok istediğimiz, alamadığımız, ulaşamadığımız şeyler cennetle aramızdaki çizgidir. İşi hırsa dökenlerin, gurura kapılarak aşk intiharları yaşadıklarına şahit oluyoruz. Aşkın faşizminde hep intihar gizlidir. Kızlarımız bilir… Aşkından sulu sepken gezen, aciz, iş göremez olmuş erkek iticidir. İslam’a göre kadınla erkek eşit değildir. Öyleyse aşkından kadınlaşan bir erkeği kadınlar nasıl sevsin? Namazlarınızı kılacaksınız, çocuklarınıza analık yapabil... Devamı

01 06 2010

İsrailin Korkusu: Yeni Bir Hittin Savaşı... (TIMETURK)

İsrailin Korkusu: Yeni Bir Hittin Savaşı... 31 Mayıs 2010 Bir devlet değil, işgal, terör ve çete yapılanması olan İsrail güçleri, Gazzeye insanî yardım götüren Gazze Özgürlük Filosunu vurdu. Silahsız olarak, İsrail ambargosuna meydan okuyan bu filoya düzenlene alçakça saldırı neticesi 19 yiğit insan öldü şehit oldu veya öldü, yüzlerce aşkın cesur insansa kahramanca direndi yaralandı, esir edildi. Sayın Yılmaz Dikbaş ile Sayın Fikret Başkaya’nın ifadeleriyle bir “devlet değil, terör ve işgal yapılanması olan” Siyonist İsrail bu saldırısıyla, için için yaşadığı “sonunun geldiği” korkusunu şiddetli bir şekilde gösterdi. İsrail korkuyor hem de çok korkuyor. Bu korku ona çılgınca şeyler yaptırıyor ve yaptırmaya devam edecek, tâ ki tasfiye edilene kadar. İsrail neden korkuyor? İsrail yeryüzünden silinmekten korkuyor. Bu korkuyu en iyi ifadelendiren ise, bundan tam 10 yıl kadar önce yaptığı bir konuşmada şu sözleri safreden, şu anki devlet başkanı(!) Şimon Perse’tir. Peres, 2001 yılında yaptığı bir konuşmada şunları söylemiştir: “ 2011 yılına kadar, Büyük İsrail’i, yani Arz-ı Mevud’u kurduk, kurduk. Kuramazsak, İsrail’in sonu gelir. Bu sebebledir ki, İsrail asl ve asla barışa yanaşmayacaktır. Bu kati hükmü, kendileriyle gerçekleştirdiğim ve Time Türk’te okuduğunuz röportajlarda, Sayın Hüsnü Mahalli ve Sayın Ilich Ramirez Sanchez (Çakal Carlos)şu şekilde ifade etmişlerdir: “ Barış Yaptığı zaman İsrail biter!” Bu iki değerli insan, İsrail’i çok iyi tanımaktadırlar ve İsrail’in fıtratının ne olduğunu çok iyi bilmektedirler, bu sebeple de İsrail hakkında çok isabetli hükümler verebilmek... Devamı